DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Çorum ziyaretine ekonomik kriz, geçim sıkıntısı ve esnafın yaşadığı zorluklar damga vurdu. Emekliler düşük maaşları, vatandaşlar hayat pahalılığını, esnaf ise ekonomik baskıları Babacan’a anlatırken, kentte günün en dikkat çeken gündemi ekonomi oldu.
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan bir dizi ziyaret kapsamında Çorum’a gelerek esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Öğle saatlerinde kente gelen Babacan, şehir merkezinde gerçekleştirdiği ziyaretlerde hem esnafın ekonomik sorunlarını dinledi hem de vatandaşların emekli maaşları ve geçim sıkıntısına ilişkin tepkileriyle karşılaştı.
Babacan’ın ziyareti sırasında bazı vatandaşlar düşük emekli maaşları ve artan hayat pahalılığına tepki gösterdi.

“BİR HANIM BİR BEN ANCAK KARNIMIZI DOYURUYORUZ”
Babacan’ın selamlaştığı bir vatandaş; “Maaşımız çok az. Bir kilo domates 150 lira maaşımız çok az. 25 sene prim yatırmışım. 20 bin lira maaş alıyorum. Ben 300 lira ile emekli oldum. Bir hanım bir ben ancak karnımızı doyuruyoruz.” şeklinde tepkisini dile getirdi.
Ali Babacan ise vatandaşa “Hayat pahalı” şeklinde cevap verdi.

“20 BİN LİRA MAAŞ ALIYORUM, 20 BİN LİRA KİRA VERİYORUM”
Emekli bir vatandaş ise şu şekilde konuştu:
“Ekonomistti. Merkez Bankası’nı yönetiyordu. Devlet bankasını yönetiyordu. Her şeye muhtaç kaldık. Pazara gidiyorsun 200 lira olmuş bir ıspanak. 200 lira bir domates. Ben 20 bin lira para alıyorum. 20 bin lira da kira veriyorum. Hadi bakalım. Sor ona sor. Sorun ona deki. Böyle böyle de. Çok güzel ekonomistlik yaptı. Merkez bankasını yönetiyordu arkadaşım. Rahmetli Erbakan, bir zamanlar kesmişti biliyor musun. 17 Bin liradan 34 Bin liraya çıkmıştı o zaman bizim maaşımız. Erbakan iflas mı etti. Merkez bankası yine aynıydı. Devlet yine aynıydı. Ben 17 bin liradan 34 bin lira aldım. Ne oldu, hiçbir şey olmadı.”

Ali Babacan ise emekli vatandaşa; “Farkındayız. Tam da onun için çalışıyoruz” cevabını verdi.
Memur emeklisi olduğunu ve asgari ücretin altında maaş aldığını belirten bir vatandaş ise; “2002 yılında emekli oldum. 10 kilo ekin satıyordum, bir torba gübre alıyordum. Şimdi 140 kilo ekin satıyorum, bir torba gübre alamıyorum. Benim 130 kilo buğdayımı kim yedi. Ben bunu istiyorum” şeklinde konuştu.
Ali Babacan ise vatandaşa cevaben; “Şu anda biz muhalefetteyiz biliyorsun. 10 yıl önce ben ayrıldım biliyorsunuz. Bizim bakanlık en son 2015’teydi. Şimdi maalesef ülkede, yolsuzluklar çoğaldı. İktidarın etrafı bir menfaat şebekesi tarafından sarıldı” yanıtını verdi.
ZAMAN ZAMAN TANSİYON YÜKSELDİ
Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın parkta vatandaşlarla buluşması anında zaman zaman vatandaşlar arasında tansiyon yükseldi. Karşı karşıya gelen vatandaşlar arasında sözlü tartışmalar yaşandı.
MAHKEMELİK OLAN ESNAF İLE DE GÖRÜŞTÜ
Ali Babacan Çorum ziyareti kapsamında geçtiğimiz aylarda arastada kaydettiği videoda öğle saatlerine yaklaşılmasına rağmen siftah edemediklerine, buna rağmen esnafa vergi cezaları kesildiğine ilişkin videosu dolayısıyla hakkında soruşturma açılan Esnaf Murat Kırçı ile de görüştü.

Esnaf Murat Kırçı ile Ali Babacan arasında geçen konuşma şu şekilde:
Dava bitmedi, savcı ayın 29’u itibariyle istinafa taşıdı ama işin ilginç tarafı tabii bunu istinafa taşırken bir delil ortaya koymadan eski ilk iddianameyi kopyala yapıştır.
İddianamede devletin kurumlarını karalamak, halkı şeye sürüklemek, yanıltıcı bilgi… 4, 5 tane madde var ama işin ben burada sizin aracılığınızla ileteyim, sizin de bilginiz olsun. Aslında bizim devletin kurumlarını karalama gibi bir şeyimiz olamaz. Niye olamaz? Ben çok devletçi bir adamım. Babamı yoğun bakımda bırakıp askerlik yapmış, çocuğuma iki ay sigara izmariti, içmiş bir insanım.
Bu olayda da şöyle bir olay yaşadık, benim yerim burası. Dükkan burası. 5 metrekarelik bir dükkan. Şimdi ayın üçünde savcılık soruşturma başlatınca güvenlik şubeden buraya arkadaşları gönderiyorlar. Tutanak tutturmak için polis geliyor. Burada esnafa soruyor, Murat hocayı tanıyor musunuz? Tanıyoruz ama dükkan burası diyorlar. Denetim yapılıyor mu? Yapılıyor. Vergi dairesinden resmi belge isteniyor. Vergi dairesi kayıp kaçağın önüne geçmek adına çok yoğun denetimler yapıldı deniyor ama maalesef bunun üzerine ayın sekizinde Cumhuriyet Başsavcılığı aynen şöyle bir basın açıklaması yayınlıyor: Murat Kırca, şüpheli Murat Kırca’nın esnaf olmadığı tespit edildi. Elindeki resmi belge tutanağına rağmen. O da yetmiyor, herhangi bir denetim yapılmadığı da tespit edildi deniyor.
Ben de mahkemede sayın hakime şunu söyledim: Ben aslında savcılığın izzetini, devletin izzetini muhafaza ettim. Yoksa ki bu belgeyi ben göndermez, bunun düzelmesine müsaade etmezdim. Bu medyada meşhur olan, A Haber’de ana haberde “CHP’nin trollemiş, aslında esnaf bile değilmiş” diye bir gündem oluşturacağı büyük bir infial ortaya çıkacaktı. Ben burada hem savcılığın hem de devletin izzetini muhafaza ettiğimi kendilerine ifade ettim. Ama ona rağmen istinafa gitmeye karar vermiş Sayın savcı.
Ali Babacan ise Esnaf Murat Kırçı’ya “Hayırlısı olsun, düzelir inşallah. İşin özü sağlam olduktan sonra bir şey olmaz, rahat olun. Biz çok rahatız. Hukuk açıklamanızı izledim. Bu açıklama tamamen esnafın derdini dillendirme, bu kadar yani. Problemi var diyor, sıkıntım var diyorsun. Evet sıkıntı var. Peki bu sıkıntı nereden kaynaklanıyor? Enflasyon, maaşlar yetmiyor, emekli, asgari ücret… Bunun sebebi ne? Bu enflasyonu kim üretti? Bu enflasyonu dükkanda mı üretiyorsunuz? dedi.
Yorumlar