İMVAK ve Türk Ocakları Çorum Şubesi, geçtiğimiz hafta vefat eden Kurucu Başkan ve Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Demir için Ulu Cami'de mevlid-i şerif okuttu. Programın ardından yapılan ortak açıklamada Demir’in Çorum'a olan sevgisi ve radikalizmle mücadelesindeki cesur duruşu vurgulandı.
1994-2023 yılları arasında Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde görev yapan ve Çorum Türk Ocağı’nın Kurucu Şube Başkanlığını yürüten mütefekkir Prof. Dr. Hilmi Demir için ikindi namazını müteakip Ulu Cami'de mevlid programı düzenlendi.
Merhumun oğlu Av. Oğuz Demir ve ailesinin hazır bulunduğu programa; Türk Ocakları Şube Başkanı Prof. Dr. İrfan Çağlar, İMVAK Mütevelli Heyet Üyesi Ali Ilıca, siyasi partilerin il başkanları, sendika temsilcileri, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Bulut, akademisyenler, dostları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Mevlid programının ardından İMVAK ve Türk Ocakları Çorum Şubesi tarafından Prof. Dr. Hilmi Demir'in anısına ortak bir açıklama paylaşıldı. Açıklamada, Demir'in Çorum İlahiyat Fakültesi'nin kuruluş yıllarında bir araştırma görevlisi olarak akademiye adım attığı, yeterli personelin olmadığı o zorlu günlerde malzeme taşımaktan kütüphane kurmaya kadar her alanda büyük bir fedakarlıkla çalıştığı hatırlatıldı.

Aslen Tokat Reşadiyeli olan Prof. Dr. Demir'in Çorum'a duyduğu özel sevgiye de dikkat çekildi. Hıdırlık'ta medfun Şeyh Hacı Salih Efendi'nin torunu olan Demir'in, şehre olan vefasını her fırsatta dile getirdiği belirtildi. Hatta çocuklarından Yiğit Alp’in doğumu öncesinde, "Çorum’a vefa borcum var" diyerek oğlunun doğumunu ailesinin Ankara ısrarına rağmen Çorum'da gerçekleştirdiği ifade edildi. Demir'in ayrıca ulusal televizyon programlarında Hitit Üniversitesi kimliğini her zaman gururla taşıdığı vurgulandı.

Prof. Dr. Nadim Macit'in ifadelerine de yer verilen açıklamada, Hilmi Hoca'nın İmam-ı Azam Ebu Hanife ve Maturidi geleneğini çağımıza taşıyan eşsiz bir akademisyen olduğu belirtildi.
Terör ve radikalleşme uzmanı olarak devletin kritik kademelerinde de görev yapan Demir, dini radikalizm, selefilik ve İŞİD (DEAŞ) gibi terör örgütlerinin yapıları üzerine cesurca kalem oynattı. Bu çalışmaları nedeniyle üst düzey ölüm tehditleri alıp ailesiyle birlikte zor günler geçirmesine ve devlet koruması altına alınmasına rağmen, bildiği doğrulardan ve yazmaktan asla taviz vermedi. Açıklama, "Ülkesine ve milletine kendisini adayan bir serdengeçti gibi yaşadı" ifadeleriyle son buldu.
Yorumlar